<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet Yap, Chat, Sohbet Odaları</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetmakara.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetmakara.net</link>
	<description>Dikkat Bağımlılık Yapar!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:06:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hakkı yenen öğrenci</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/hakki-yenen-ogrenci.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/hakki-yenen-ogrenci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 17:06:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Hayat Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci ve mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış üniversite hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[Üniversite&#8217;de bir genç bir hoca ile tartışmış. Hoca inadına bu genci kağıdı iyi olmasına rağmen bırakmış. Çocuk tam 2 sene bu dersten kalmıs. 3. senesinde tüm ağırlığını bu derse vermiş. Zaten 2 senedir calıstığı için dersi iyi biliyormuş. Sınav başladığında çocuk tüm soruların cevaplarını tek tek yazmış . Sonrada cevaplarını silerek hocaya kağıdı vermiş . [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite&#8217;de bir genç bir hoca ile tartışmış.<br />
Hoca inadına bu genci kağıdı<br />
iyi olmasına rağmen bırakmış.<br />
Çocuk tam 2 sene bu dersten kalmıs.<br />
3. senesinde tüm ağırlığını bu derse vermiş.<br />
Zaten 2 senedir calıstığı için<br />
dersi iyi biliyormuş.<br />
<span id="more-315"></span><br />
Sınav başladığında<br />
çocuk tüm soruların cevaplarını tek tek yazmış .<br />
Sonrada cevaplarını silerek hocaya kağıdı vermiş .</p>
<p>Hoca &#8221; 2 senedir ben bırakıyordum<br />
bu senede sen yapamamışsın &#8221; diye gülmüş.</p>
<p>Öğrenci sınavdan cıktıktan bir kaç gün sonra<br />
hocayı mahkemeye vermiş.<br />
Mahkemede &#8221; Ben soruları çözdüm ancak 0 aldım &#8221; demiş.<br />
Üniversite hocasıda rahat rahat &#8221;<br />
Kağıdı hala bende bana boş kağıt verdi &#8221; demiş.</p>
<p>Çocukta &#8221; Ben kağıdı doldurdum o zaman hoca silmiş kağıdımı ,<br />
optik okuyucuya sokun kağıdımı orda çıkar her şey &#8221; demiş.<br />
Sonra kağıdı optik okuyucuya sokarak yazılar netleşmiş</p>
<p>Çıkan kağıt uzman öğretmenler tarafından incelenmiş.<br />
Cevaplar çok net bir biçimde gözüküyormuş.<br />
Ve çocuk çok yüksek bir not almış.<br />
Öğretmen ise açığa alınmış.<br />
Çocukta dersten geçmiş . .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/hakki-yenen-ogrenci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahiret Bir ipin Hesabı</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/ahiret-bir-ipin-hesabi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/ahiret-bir-ipin-hesabi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 16:14:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sual melekleri]]></category>
		<category><![CDATA[zengin ve varlıklı veli ağa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar Doğu’nun şehirlerinden birinde, zengin ve varlıklı bir adam ölmüş. Haberciler ve tellallar şehrin sokaklarına yayılıp halka şöyle seslenmişler: “Ey ahali! Bildiğiniz gibi Veli Ağa vefat etti. Önemli bir vasiyeti var. Ahiret hayatına alışabilmek için yardımcı arıyor. Kim mezarda geçireceği ilk gecede ona eşlik ederse, Veli Ağa’nın servetinin yarısı kendisine verilecektir.” Tellalların onca bağırıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar Doğu’nun şehirlerinden birinde, zengin ve varlıklı bir adam ölmüş. Haberciler ve tellallar şehrin sokaklarına yayılıp halka şöyle seslenmişler:<br />
“Ey ahali! Bildiğiniz gibi Veli Ağa vefat etti. Önemli bir vasiyeti var. Ahiret hayatına alışabilmek için yardımcı arıyor. Kim mezarda geçireceği ilk gecede ona eşlik ederse, Veli Ağa’nın servetinin yarısı kendisine verilecektir.”<br />
<span id="more-313"></span><br />
Tellalların onca bağırıp çağırmalarına rağmen, kimse bu ilginç teklife talip olmaya cesaret edemedi. Akşama doğru, şehrin en fakir adamlarından biri olan hamal, bakmış ki, elinde mal olarak bir küfe ve ipten başkası yok. “Hamal olarak yatar, ağa olarak kalkarım” diyerek koşmuş ve diri diri mezarda gecelemeye talipli olmuş.</p>
<p>Ertesi gün, genişçe bir mezar kazmışlar. Bir tarafına iyice kefenlenen Veli Ağa’yı bir tarafına da hamalı yatırıp mezarı kapatmışlar.</p>
<p>Az sonra sual melekleri çıkıp gelmiş. “İkisi de artık bize emanet” diye aralarında konuşuyorlarmış. Biri:</p>
<p>“Öyle de..” demiş. “Zengin olan zaten burada kalıcı, önce şu hamaldan başlayalım.”</p>
<p>Öteki melek bu teklifi makul görmüş ve hamalın baş ucuna gidip sorguya başlamışlar:</p>
<p>“Dünyada malın mülkün var mıydı?”</p>
<p>“Alay etmeyin” demiş hamal. “Sırtımdaki küfeden ve ipten başka bir şeyim hiç olmadı benim.”</p>
<p>“Öyleyse söyle bakalım” demiş melekler. “O küfe ile ipi hangi kazançla nasıl aldın?”</p>
<p>Hamal başlamış anlatmaya:</p>
<p>“Beş kişinin malını on kuruşa taşıdım. İkisini yedim sekizini sakladım. Ertesi gün de aynı işi yaptım. Böyle böyle para biriktirdim. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım ve bunları aldım.”</p>
<p>Melekler:</p>
<p>“Olmadı” demişler. “Olmadı hamal efendi. Falancadan aldığın para hak ettiğinden çok azdı. Biz bunun hesabını ondan soracağız. Filancaya da çok ucuza taşımıssın, bunun da hesabını ondan soracağız”</p>
<p>“İyi ama..” demiş hamal. “hakettiğim parayı isteseydim, bana taşıtmazlardı ki&#8230;”</p>
<p>“Sen merak etme” demiş melekler. “Nasıl olsa ikisi de buraya gelecek, o zaman biz sorarız bunların hesabını.”</p>
<p>Ve sorguya devam etmişler:</p>
<p>“Sen bir daha söyle bakalım. Kazandığının ne kadarını yedin, ne kadarını biriktirdin?”</p>
<p>“VALLAHi” demiş hamal. “Genelde hep yarı yarıya&#8230; On aldıysam beş sakladım, beş yedim. İki kazandıysam, birini kenara attım.”</p>
<p>“Olmadı” demiş melekler. “Bu iş hiç olmadı. Sen hem kendinin hem de çoluk çocuğunun boğazından kısmışsın. Hem kendi nefsine, hem de onların nefislerine zulmetmişsin. Bu günahtır bilmez misin?”</p>
<p>Hamal ne cevap vereceğini düşünürken kan ter içinde kalmış. Ve bütün bir gece melekler sormuş o kıvranmış, melekler sormuş o kıvranmış.. Nihayet sabah olmuş ve mezarı açıp onu dışarıya çıkarmışlar.</p>
<p>Hamal bakmış, kadı efendi dahil bütün şehir kabrin başına toplanmış. Hatta mehter takımı bile hazır bekliyor.<br />
Kadı, mezardan kendisini dışarıya atan hamala:</p>
<p>“Afferin hamal efendi, kimsenin cesaret edemediği bir işi yaptın. Ama mükafatını da göreceksin. Artık zengin bir adamsın.”</p>
<p>Halkan bir alkış ve ‘Yaşasın’ kopmuş.</p>
<p>Hamal:</p>
<p>“İstemem! İstemem! VALLAHi istemem!” diye bağırmış. “Ben, bir iple bir küfenin hesabını sabaha kadar veremedim. Onca servetin hesabını nasıl veririm. Kim isterse o alsın. Hesabını da alan versin!” ?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/ahiret-bir-ipin-hesabi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğukta Kalbi Korumanın Yolları</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/sogukta-kalbi-korumanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/sogukta-kalbi-korumanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 07:07:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[soğukta kalbi koruma yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=303</guid>
		<description><![CDATA[Kalp ve damar hastalığı riski bulunanlar kışın daha dikkatli olmalı işte soğukta kalbi korumanın 8 yolu. 1. Rüzgarı arkanıza alın Soğuk havada mümkün olduğunca az kalın. 2. Bir kaç kay giyinin Dışarıda uzun süre kalmanız gerekiyorsa bir kaç kat giyinerek vucudunuzu soğuktan korumaya çalışın. 3. Başınızı ve Ellerinizi koruyun Soğuk havalarda en önemli ısı kaybı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar hastalığı riski bulunanlar kışın daha dikkatli olmalı işte soğukta kalbi korumanın 8 yolu.</p>
<p>1. Rüzgarı arkanıza alın<br />
Soğuk havada mümkün olduğunca az kalın.</p>
<p>2. Bir kaç kay giyinin<br />
Dışarıda uzun süre kalmanız gerekiyorsa bir kaç kat giyinerek vucudunuzu soğuktan korumaya çalışın.</p>
<p>3. Başınızı ve Ellerinizi koruyun<br />
Soğuk havalarda en önemli ısı kaybı baş ve ellerde oluyor. Bu nedenle şapkasız ve eldivensiz çıkmayın.</p>
<p>4. Isınmak için alkol almayın<br />
Isınmak için içki içmeyin. Alkol damarları genişletir ve vucuttaki ısı kaybını kolaylaştırır.</p>
<p>5. Kapalı ortamda spor yapın<br />
Soğuk havada yapılan spor kalp hastalığı riskini artırıyor. Kapalı ortamlarda sporunuzu yapın.</p>
<p>6. Spor yaparken sıvı alın<br />
Spor öncesinde çay, kahve, sigaradan uzak durun. Spor yaparken bol bol su içip sıvı kaybını önleyin.</p>
<p>7. Grip aşısı yaptırın<br />
60 Yaş üstündeyseniz her yıl grip aşısı yaptırmaya özen gösterin. Grip yaşlılarda ölüm nedeni olabilir.</p>
<p>8. Sigarayı çöpe atın<br />
Bu konunun soğuk ya da sıcak havayla ilgisi yok. Her şartta sigaradan uzak durun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/sogukta-kalbi-korumanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlat Hasreti</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/evlat-hasreti.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/evlat-hasreti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 09:16:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Evlat Hasreti]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Teyzenin Anne Baba Hasreti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlı kadın yatağından kalktı. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu. Abdestini aldı, sabah namazını kıldı. Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı. Oturma odasına yöneldi. Eski [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı kadın yatağından kalktı. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu. Abdestini aldı, sabah namazını kıldı.</p>
<p>Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı. Oturma odasına yöneldi. Eski bir fiskos masasının yanındaki koltuğuna ilişti. Masanın üstü çerçeveler ile doluydu. Bir tanesine uzandı, camının üzerinde titreyen parmaklarını dolaştırdı. Çerçevenin içindeki fotoğrafta İstiklal madalyalı kara yağız bir adamla, makyajsız olmasına rağmen güzelliği göz alan bir kadın birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı.<br />
<span id="more-298"></span><br />
Yaşlı kadın &#8216;Günaydın Anne, Günaydın Baba&#8217; dedi. Usulca yerine koyduğu çerçeveye bir bakış daha attıktan sonra başka bir çerçeveyi eline aldı. Bu siyah beyaz fotoğrafta da subay üniformalı bir adamla bir gelin yan yana duruyorlardı. Yaşlı kadın çerçeveyi titreyen dudaklarla öptü. &#8216;Günaydın Kocacığım&#8217; dedi. Kadın bu çerçeveyi de bıraktıktan sonra üçüncü ve son çerçeveye uzandı. Artık gözlerinden yaş damlıyordu. Fotoğraftaki biri erkek diğeri kız çocuklara bakıp &#8216;Günaydın Evlatlarım&#8217; dedi. Tüm çerçevelere kısaca göz atıp &#8216;Sizleri, hepinizi çok özledim&#8217; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/evlat-hasreti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günaydın Sevgilim</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/gunaydin-sevgilim.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/gunaydin-sevgilim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 09:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Hikayesi Günaydın Sevgilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[Günaydın Sevgilim . . Bu sabah bir eksiklik var alışkanlıklarında. Bütün gece uykunun verdiği özlemle öpücüklere boğan bir ben yok yanında. İşte benim yerime bir beyaz kağıt sana&#8230; Alışkanlıklarına veda etmelisin&#8230; Zamanı geldi, geçmeden öğretmeliyim sana benzisliği. Öğretmeliyim ki, gözlerimi de gözlerimi de çektiğimde üzerinden düşmemelisin karanlıklar diyarına. Hadi kalk yatağından tembel sevgilim. Bensiz bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günaydın Sevgilim . .</p>
<p>Bu sabah bir eksiklik var alışkanlıklarında.<br />
Bütün gece uykunun verdiği özlemle<br />
öpücüklere boğan bir ben yok yanında.<br />
İşte benim yerime bir beyaz kağıt sana&#8230;</p>
<p>Alışkanlıklarına veda etmelisin&#8230;<br />
Zamanı geldi, geçmeden öğretmeliyim sana benzisliği.<br />
Öğretmeliyim ki, gözlerimi de gözlerimi de çektiğimde üzerinden düşmemelisin karanlıklar diyarına.</p>
<p>Hadi kalk yatağından tembel sevgilim.<br />
Bensiz bir güne alışacaksın daha.<br />
Çok işimiz var seninle, kalk ağlama! Ağlamanın faydası yok, dönmeyeceğim bir daha! Kalk sevgilim, banyoda bekliyor ellerim.<br />
<span id="more-296"></span><br />
Çayını demledim. Ama üzgünüm omletini kendin pişireceksin. Farzet ki bu gün hastayım, bana yardım etmelisin. Hadi bulaşıkları da yıka sevgilim.</p>
<p>Ceketin ellerimde. Giy ve işine git sevgilim. Farzet ki evde seni beklemekteyim. Farzet ki; yatağın toplanacak, annen ağırlanacak, komşulara mutluluk resmi çizilecek, yemek pişirilecek. gömleklerin ütülenecek&#8230; Farzet ki bıraktığın yerde beklenmektesin&#8230;<br />
Açan yok mu sevgilim kapıyı! Duymuyorumdur belki, anahtarın sol cebinde. Gelmiyor mu burnuna yemek kokusu, yatağında mı toplanmamış&#8230;</p>
<p>Üzgünüm;<br />
Seni alışkanlıklarına veda etmek zorunda bıraktığım için&#8230;</p>
<p>Üzgünüm;<br />
Seni bana fazla alıştırdığım için&#8230;</p>
<p>Üzgünüm;<br />
Işıkları kapatmadan, karanlığı öğretmediğim için&#8230;</p>
<p>Şimdi erken yat, yarın bensizlik biraz daha zor olacak. Sonra biraz daha, biraz daha&#8230; Bu günlerde gözlerim ve yüreğim üzerinde. Ama çok yakında onlar da olmayacak.<br />
Hoşçakal Sevgilim.</p>
<p>Erken yat, yarın bensiz bir gün daha başlayacak . . .</p>
<p>Sevgilin . </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/gunaydin-sevgilim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara Sohbet Makara</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/ankara-sohbet-makara.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/ankara-sohbet-makara.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 22:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odaları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara sohbet makara herkes buraya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=292</guid>
		<description><![CDATA[Ankara Sohbet Makara Herkes Buraya. Ankara`lılar ve Ankara`da Yaşayanlar Sohbet Makara`da Yerinizi Aldınızmı? Sitemizde Bulunan Tüm Meteryaller Ücretsizdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sohbet Makara Herkes Buraya.<br />
Ankara`lılar ve Ankara`da Yaşayanlar <a href="http://www.sohbetmakara.net">Sohbet Makara</a>`da Yerinizi Aldınızmı? Sitemizde Bulunan Tüm Meteryaller Ücretsizdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/ankara-sohbet-makara.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık Gözünde Derin Mavi</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/balik-gozunde-derin-mavi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/balik-gozunde-derin-mavi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 00:04:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[balıkçı ve balık]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz mercan]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Hayat Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil yosun ve balık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Küçük balık yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye. Önce müthiş bir acı duydu dudağında. Gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti, denizlerin üstünü. Neye benzerdi acep gökyüzü. Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu. “Dudağı yanıklar” denir, şanslıdır onlar. Hani görüp de gökyüzünü, insanı, oltadan son anda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük balık yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye. Önce müthiş bir acı duydu dudağında. Gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti, denizlerin üstünü. Neye benzerdi acep gökyüzü. Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu.</p>
<p>“Dudağı yanıklar” denir, şanslıdır onlar. Hani görüp de gökyüzünü, insanı, oltadan son anda kurtulanlar.<br />
<span id="more-290"></span><br />
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu. Küçük balık anladı yolun sonunun geldiğini. Koca denizlere sığmazdı yüreği, oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüreği. İnsanlar gelip geçtiler önünden. Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine.</p>
<p>Yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu.</p>
<p>İşte tam o sırada eğilip aldım onu, yürüdüm deniz kenarına. Bir öpücük kondurdum başına. İki damla gözyaşından ibaret, sade bir törenle saldım denizin sularına. Bir an öylece bakakaldı, sonra sevinçle dibe daldı gitti, tüm kederimi söküp atarak. Teşekkürü de ihmal etmemişti, birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak.</p>
<p>Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu diye..</p>
<p>“Bir gün ” dedim, “bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük balık kadar çaresiz, son ana kadar hep bir umudum olsun diye&#8230;”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/balik-gozunde-derin-mavi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaş Tahtaya Basma</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/yas-tahtaya-basma.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/yas-tahtaya-basma.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 00:01:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[baba oğul arasındaki yaş hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş tahta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk sordu babasına; - Baba sana üç sorum olacak, diye&#8230; - Bir kere gidince geri gelmeyen şey nedir? Sustu adam&#8230; - Hiç konuşmadan kendimi ifade etmek istesem ne yapmam gerekir? Düşündü adam&#8230; - Son olarak da hayatta nasıl mutlu olurum? Bana söyler misin baba? dedi. Güldü baba ve - Cevabım &#8221;YAŞ&#8221; tır oğlum, dedi. - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk sordu babasına;<br />
- Baba sana üç sorum olacak, diye&#8230;<br />
- Bir kere gidince geri gelmeyen şey nedir?<br />
Sustu adam&#8230;<br />
- Hiç konuşmadan kendimi ifade etmek istesem ne yapmam gerekir?<br />
Düşündü adam&#8230;<br />
- Son olarak da hayatta nasıl mutlu olurum? Bana söyler misin baba? dedi.<br />
Güldü baba ve<br />
<span id="more-288"></span><br />
- Cevabım &#8221;YAŞ&#8221; tır oğlum, dedi.<br />
- Pusulan yaş olsun senin&#8230;<br />
- İlk sorunun cevabı dünyaları versen yaş&#8217;ını geri alamazsın.<br />
- İkinci sorunda da bazen hiç konuşmana gerek kalmaz.<br />
Bir damla göz&#8217;yaş&#8217;ın en güçlü cümleleri bile kurşuna dizer.<br />
Son sorunun cevabı da hayatta mutlu olmak istiyorsan sen sen ol, hiçbir zaman &#8216;yaş&#8217; tahtaya basma . . .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/yas-tahtaya-basma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beklemek</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/beklemek.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/beklemek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 23:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[beklemek]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[Balıkesir&#8217;de Ali Şuuri ilkokulu karşısındaki boşlukta eski ayakkabı tamircisi kır, pala bıyıklı bir ihtiyar olan Cevdet (Alkalp) dede vardı. Bir akşam üstü konu Çanakkkele&#8217;ye gelince ağlamaya başladı ve devam etti. Rahmet babam Hafız Ali Çanakkalede kaldığında anamın karnında yedi aylıkmışım.O’nu hiç tanımadım.Bir fotoğrafı bile yok. O günler çok zor günlerdi,seferberliğin sıkıntıları,kuvayi milliye zamanı, işgal yılları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir&#8217;de Ali Şuuri ilkokulu karşısındaki boşlukta eski ayakkabı tamircisi kır, pala bıyıklı bir ihtiyar olan Cevdet (Alkalp) dede vardı.</p>
<p>Bir akşam üstü konu Çanakkkele&#8217;ye gelince ağlamaya başladı ve devam etti.</p>
<p>Rahmet babam Hafız Ali Çanakkalede kaldığında anamın karnında yedi aylıkmışım.O’nu hiç tanımadım.Bir fotoğrafı bile yok.</p>
<p>O günler çok zor günlerdi,seferberliğin sıkıntıları,kuvayi milliye zamanı, işgal yılları, kurtuluş yokluk sıkıntı. Çocukluğumuz hep ekmek peşinde sıkıntıyla geçti.<br />
Ama anam benim çocukluğumdan itibaren her sokağa çıkışta, her nereye giderse gitsin yanıma gelir ve;<br />
<span id="more-286"></span><br />
- Oğlum ben pazara gidiyorum,baban gelirse beni hemen çağır ha ! . .</p>
<p>- Ben teyzenlere gidiyorum,baban gelirse beni hemen çağır ha ! . .</p>
<p>- Ben komşulara gidyorum,baban gelirse beni hemen çağır ha ! . .</p>
<p>Anam babamı bekledi durdu büyüdüm dükkan açtım.Annem yine bir yere gidişte dükkana gelir gideceği yeri söyler ve;</p>
<p>- Baban gelirse beni hemen çağır ha ! . . diye eklerdi.<br />
Aradan yıllar geçti anacığım ihtiyarladı. Gene deyneğini kaparak bana gelir ve;</p>
<p>- Baban gelirse beni hemen çağır ha ! . . diye tembihlerdi.</p>
<p>Günü geldi ağırlaştı ölüm döşeğinde bizimle helalleşti.</p>
<p>&#8216; Bana iyi baktınız hakkınız helal edin&#8217; dedi. Bana döndü ve yavaşca :</p>
<p>- Baban gelirse ona anam seni hep bekledi de,dedi.</p>
<p>Birden irkilerek doğruldu ve kapıya doğru gülümseyerek :</p>
<p>&#8216; Hoşgeldin bey hoşgeldin &#8216; ruhunu teslim etti</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/beklemek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Sevdiğim Dostum</title>
		<link>http://www.sohbetmakara.net/en-sevdigim-dostum.html</link>
		<comments>http://www.sohbetmakara.net/en-sevdigim-dostum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 18:08:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerçek Hihayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek dostlupun hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetmakara.net/?p=283</guid>
		<description><![CDATA[En sevdiğim dostum ! Bir bilgeye sordular: “Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?” “Terzimi severim” diye cevap verdi bilge. “Aman üstad,” dediler. “Dünyada sevecek, sevilecek o kadar çok kimse var ki&#8230; Anne, baba, kadın, çocuk, müzisyen, ressam&#8230; Terzi de kim oluyor? Bu da nereden çıktı? Neden terzi?” Bilge: Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En sevdiğim dostum !</p>
<p>Bir bilgeye sordular:</p>
<p>“Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?” “Terzimi severim” diye cevap verdi bilge.</p>
<p>“Aman üstad,” dediler. “Dünyada sevecek, sevilecek o kadar çok kimse var ki&#8230; Anne, baba, kadın, çocuk, müzisyen, ressam&#8230; Terzi de kim oluyor? Bu da nereden çıktı? Neden terzi?”</p>
<p>Bilge:</p>
<p>Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, o benim yeniden ölçümü alır. Ama ötekiler öyle değil ki. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da beni hep aynı gözle görürler,” diye cevap verdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetmakara.net/en-sevdigim-dostum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

